MÜSLÜMALIK NEREDE

29/6/2008


MÜSLÜMALIK NEREDE

Müslümanlık Nerede!
Müslümanlık nerde! Bizden geçmiş insanlık bile...
Adem aldatmaksa maksad, aldanan yok, nafile!
Kaç hakiki müslüman gördümse, hep makberdedir;
Müslümanlık, bilmem amma, galiba göklerdedir;
İstemem, dursun o payansız mefahir bir yana...
Gösterin ecdada az çok benziyen kan bana!
İsterim sizlerde görmek ırkınızdan yadigar,
Çok değil, ancak Necip evlada layık tek şiar.
Varsa şayet, söyleyin, bir parçacık insafınız:
Böyle kansız mıydı -haşa- kahraman ecdadınız?
Böyle düşmüş müydü herkes ayrılık sevdasına?
Benzeyip şirazesiz bir mushafın eczasına,
Hiç görülmüş müydü olsun kayd-i vahdet tarumar?
Böyle olmuş muydu millet canevinden rahnedar?
Böyle açlıktan boğazlar mıydı kardeş kardeşi?
Böyle adet miydi bi-perva, yemek insan leşi?
Irzımızdır çiğnenen, evladımızdır doğranan...
Hey sıkılmaz, ağlamazsan, bari gülmekten utan!...
"His" denen devletliden olsaydı halkın behresi:
Payitahtından bugün taşmazdı sarhoş naresi! Kurd uzaklardan bakar, dalgın görürmüş merkebi.

Saldırırmış ansızın yaydan boşanmış ok gibi.
Lakin, aşk olsun ki, aldırmaz otlarmış eşek,
Sanki tavşanmış gelen, yahut kılıksız köstebek!
Kâr sayarmış bir tutam ot fazla olsun yutmayı...
Hasmı, derken, çullanırmış yutmadan son lokmayı!...
Bu hakikattir bu, şaşmaz, bildiğin usluba sok:
Halimiz merkeple kurdun aynı, asla farkı yok.
Burnumuzdan tuttu düşman; biz boğaz kaydındayız;
Bir bakın: hala mı hala ihtiras ardındayız!
Saygısızlık elverir... Bir parça olsun arlanın:
Vakti çoktan geldi, hem geçmektedir arlanmanın!
Davranın haykırmadan nakus-u izmihaliniz...
Öyle bir buhrana sapmıştır ki, zira, halimiz:
Zevke dalmak söyle dursun, vaktiniz yok mateme!
Davranın zira gülünç olduk bütün bir aleme,
Bekleşirken gökte yüz binlerce ervah, intikam;
Yerde kalmış, na`şa benzer kavm için durmak haram!...
Kahraman ecdadınızdan sizde bir kan yok mudur?
Yoksa, istikbalinizden korkulur, pek korkulur.

Mehmed Akif 1913

Yorum (1) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

2/11/2007 -Kategori: Resim

  

BENİM ŞANLI BAYRAĞIM...

 

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

EĞER BİR GÜN...

2/11/2007

 

 

Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse,
Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı,
Merak ediyorum neler yapacağınızı...

Biliyorum ama
Böylesine şerefli bir konuğa açacağınızı en güzel odanızı,
Ona sunacağınız yemeklerin en iyisi olacağını,
Ve inandırmaya çalışacağınızı,
Onu evinizde görüyor olmaktan mutluluk duyacağınızı;
Gerçekten evinizde ona hizmet etmekten alacağınız hazzı.

Fakat söyleyin bana,
Efendimizi evinize doğru gelirken gördüğünüzde,
Onu kapıda mi karşılayacaksınız?
Yoksa onu içeri almadan önce, aceleyle,
Bazı dergileri, gazeteleri çarçabuk saklayıp
Yerine Kur'an’
ı
mı koyacaksınız?
Peki hala Amerikan filmlerini seyredecek misiniz televizyonda?
Yoksa kapatmaya mi koşacaksınız aceleyle,
O size kızmadan önce ?

Kim bilir ?
Belki de ağzınızdan hiç çıkmamış olmasını mı dilerdiniz,
Hatırlayamadığınız en son çirkin kelimeyi...

Peki ya dünyalık müziğinizi, kasetlerinizi de saklayacak misiniz?
Ve bunun yerine ortalığa,
Kitaplığınızın raflarında tozlanmış,
Hadis kitapları mı çıkaracaksınız ?
Hemence içeriye girmesine izin verecek misiniz?
Yoksa telaşla ne yapayım diyerek,
Sağa sola mi koşturacaksınız ?

Merak ediyorum:
Eğer Peygamber Efendimiz,
Bir kaç günlüğüne sizinle birlikte yasasa,
Yapmaya devam edecek misiniz,
Her zaman yaptığınız şeyleri ?

Ailenizdeki sohbetler eski halini koruyacak mi?
Her yemekten sonra sofra duası etmeyi,
Yine zor mu bulacaksınız ?

Hiç yüzünüzü asmadan,
Oflayıp puflamadan,
Her vakit namazınızı kılacak misiniz?

Ya sabah namazı için,
Sıcacık yatağınızdan,
Erkenden fırlayacak misiniz?

Peki ya yine mırıldanacak misiniz,
Her zaman söylediğiniz şarkıları ?
Ve okuyacak misiniz,
Her zaman okuduğunuz kitapları?
Peki bilmesine izin verecek misiniz,
Aklinizin ve ruhunuzun beslendiği şeyleri ?
Yoksa hiç bilmemesini mi isterdiniz?

Şöyle diyelim yada:
Gideceğiniz her yere götüre bilecek misiniz Peygamberi de ?
Yoksa birkaç günlüğüne değişecek mi planlarınız?

Tanıştırmaktan onur duyacak misiniz en yakın arkadaşınızı onunla ?
Yoksa hiç karsılaşmamalarını mi umardınız,
Peygamberin ziyareti bitene dek birbirleriyle?

Simdi söyleyin açık yüreklilikle,
Onun kalmasını ister misiniz sizinle?
Sonsuza dek, hep birlikte...
Yoksa rahat bir nefes mi alacaksınız,
Ziyareti bitip gittiğinde ?

Gerçekten bilmek ilgi çekici olabilir değil mi?
Bilmek ve düşünmek,
Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse
Yapacağımız şeyleri...

Eğer bir gün Peygamber Efendimiz ziyaretinize gelse,
Yalnızca birkaç günlüğüne aniden çalsa kapınızı,
Merak ediyorum neler yapacağınızı ...

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

Dost musun ?

1/9/2007

 

    Dost musun ?


Öyleyse canın canımdır...
Aynan olmalıyım...
Yüzüne söyleyebilmeliyim her şeyi...
Hem sakınmadan, mertçe...
Hani bilirsin, esirgemem lâfımı,
Ne şekil gelirse, öylece...
Hazırım tüm içtenliğimle konuşmaya, ama,
Seni de dupduru isterim karşımda...

Dostsan,
Gözlerimin içine baka baka yaka silk benden!
Arkamdan şikayetlenme!
Yiğit ol! Gerekirse yiğitçe azarla, çekinme!
Lâf değil, icraat beklerim senden!
Öyle bak ki, hislerini görebileyim...
Öyle hisset ki, güvenle bakabileyim...
Sevmem, ölenin ardından ağıt yakmayı!
Dil dönerken söylenmeli her şey...
Kulak duyarken anlatılmalı...
Göz bakarken bakmalıyım sana...
Can sağ iken sarılmalı...
Keşkelere meydan vermemeli hayatım,
Pişmanlıklarla yoğrulmamalı....
Hayır!
Dirime selâm vermeyen,
Ölüme de fazla yaklaşmasın!

Dostsan, ölmemi bekleme!
Haklıysam, yaşarken savun beni!
Yaşarken yanımda ol!
İnanmışsan bana, kimse çevirmesin seni yolundan!
Ve inanmamışsan, sakın rol yapma!
Her söylediğimi onaylaman şart değil...
Her yaptığımı beğenmen de gerekmez...

Dostsan, rahatça eleştir, fikrini rahatça söyle, sıkılma!
Yadırgayabilirsin beni,
Ve ben de seni tuhaf bulursam şaşırma...
Kandırmanı aslâ kabul edemem!
Her dediğini, her yaptığını hoş görürüm, ama,
Beni, bana sormadan yargılama!
Her yediğimiz aynı olmaz belki,
Her dakikamız birlikte geçmez...
Her güldüğünde gülmeyi garanti edemesem de,
Ağladığında seninle birlikte oturup ağlarım...
Belki her çağırdığında gelemem fakat,
Derdine ortak ararsan, koşarım...
Ben de herkes gibi insanım elbet,
Ne göklere çıkar beni, ne de yerin dibine sok!
Senin işin bu değil!
Benim zaten bir yerim var herkes gibi yer ile gök arasında...

Dostsan,
Küçümsemeden, küfretmeden,
Sevgiyle, saygıyla ve huzurla gel sokağıma... Dinlenmek istediğinde, hiç düşünme, sana özel bir limanım, ama...

Yorulduğum zamanlarda,
Dilediğimce sığınabilmeliyim koylarına...

Seni bir çocuk kadar saf sevebilirim
Ve bir deli kadar art niyetsiz...
Uğruna seve seve hesabı şaşırırım...
Görmezden gelebilirim yanlışlarını...
Başkaları enayilik sayabilir,
Başkaları akılsızlığıma yorabilir,
Bunları dert bile etmem, ama,
Sen, aslında aptal olmadığımı,
Her an, tekrar tekrar hatırla!
Ve sakın beni aptal yerine koymaya kalkışma!
Seviyorsan, cimrilik etme, söyle!

Muhabbeti varken, yokmuş gibi yapanla,
Hiç sevmediği halde, yılışıp durana sinir olurum!
Neyse, o olmalı insan...
Kendisi olmaktan korkmamalı!
Kendisi olmaktan kaçmamalı!
Bil ki, sensin diye seni bırakmam, ama,
Ben olduğum için bırakırsan beni,
Yas da tutmam arkandan!
Bedel mi?
Ödemeyeceksen çıkma yola!
İçten pazarlık edersen, ancak kendine edersin...
Kendince küser barışır, kendi kendini yersin!

Dostsan, mevsimince yağ...
Kışsan kar ol, güzsen yağmur...
Soğuğuna, sıcağına, esip savurmana itiraz etmem,
Senden, ille de bahar olmanı beklemem, ama,
Dayanmalısın en şiddetli fırtınalarıma...
Belki de çok geldi bunca talep...
Bana karşı hiçbir mecburiyetin yok, korkma...
Sana fazla geldiğim ilk anda,
Arkana hiç bakmadan, dönüp gidebilirsin...
Geçip gidebilirsin, borçluluk hissetmeden...
Mutlaka bir açıklama da beklemem senden.

Dost musun?
Öyleyse, canın canımdır,
Yoluna baş koymaya hazırım ya,
Başını da yollarımda isterim, unutma!

 --------------------Neslihan Nur TÜRK-----------------

Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı

TÜRK MİLLETİNE MEKTUBU...

1/9/2007

                                 

 

               

 

      TÜRK MİLLETİNE

              MEKTUBU...

Bismillahirrahmanırrahim...Selamunaleyküm...
Kardeslerım, bacılarım, dostlarım,... Ey yüce Türk Milleti...

Görüyoruz ki bizi unutmamışsınız.Bu ülkedeki müslüman kardeşlerimizin, bacılarımızın başına gelen beladan dolayı duydugunuz sıkıntıyı, acıyıda biliyoruz. Sizin bize yaptıgınız yardımlarıda biliyoruz. Dünyada birçok millet var. Müslüman olanlar var, müslüman olmayanlar var ama bizim sıkıntımızı üstlenen, yüregi sızlayan başka bir millet, baska bir devlet, baska bir halk yok.Onun için Allah sizi yüceltsın, size merhamet etsin.Allah sizin memleketinize, sizin milletinize, sizin devletinize imanı ve bereketi eksik etmesin.Bizim için yardımlar toplanırken Müslüman bacılarımız, kulağından küpeyi, boynundan zinciri, kolunda ki bileziği çıkartıp gözlerinden yaslar akarak davamıza destek oldular. Bazıları ''Türk Milleti yardım etmiyor'' diyorlar. bu o kadar önemli değil. Türk halkı yardım ediyor. Halk olmasa devletin hiçbir gücü yoktur. Biz çok iyi biliyoruz ki imanlı olmayan halkın yaptıgı yardımında hiçbir kıymetide olmaz, bereketide olmaz.

Bundan dolayı Türk devleti yardım etmiyor diye hiç gücenmiyoruz. Onlara, devletin büyüklerine sitem etmiyoruz. Türk devletinin dünya sistemi içerisinde istedikleri gibi harekete geçip bize yardım etmeye, şavasa katılmaya imkanları yok. Onlara kızmıyoruz. Bizim müslümanlardan istedigimiz, mağdur insanlarımıza sahip çıkmalarıdır, Onları ülkelerınde misafir etmeleridir. Ruslar bizden bağımsızlığımızı, aldığımız ve yücelttiğimiz topraklarımızı geri vermemizi istiyorlar. 100 bin sene geçse de biz toprağımızdan ve bağımsızlığımızdan vazgeçmeyiz. bizim davamız büyük bir davadır. Bu davayı unutmamız,onu bırakmamız mümkün değildir. Biz unutsak dünya unutmaz, ardımızdan gelen nesil unutmaz. Türkiye'deki birçok şehirde oturan halk Çeçenistanlı insanlara ulaşabilmek için bütün güçlerini kullanıyorlar. Böyle sıkıntıyı üstlenen bir milletin Allah, bereketini, sevincini, şuurunu artırsın. Sizin yaptığınız yardıma, çektiginiz sıkıntıya, duyduğunuz acıya ben şahidim. Çeçenistan toprakları durduğu sürece yapılan yardımlar unutulmayacaktır. Yakındaki komşu, uzaktaki kardeşten iyidir. Biz iyi komşu oluruz, iki kardeş oluruz. Allah şerefinizi, bereketinizi, imanınızı artırsın. Üzerinden sabrı eksik etmesin. Müslümanın samimi merhametinden büyük hediye olamaz. Sizi çok seviyoruz. İnşallah sonsuza kadar hep beraber yaşar, birbirimize destek oluruz.

Allah, Çeçenistan ile Türkiye'ye imanla, sabırla beraber aynı yolda yürümeyi nasip etsin. Elhamdilillah...
Hoşçakalın...Sağlıcakla kalın.


 Cevher DUDAYEV
 Çeçenistan devlet baskanı


 

Yorum (2) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
« Önceki -

el-aman

pek güzel olacak inş'Allah

Son Yazılarım

Arkadaşlarım

Kategorilerim

Bağlantılarım

Designed by In Obscuro